Dr. Demet Havaçeliği Atlam “Damgalama çocukluk çağında başlıyor”

 “Damgalama: 2N 1K Neden? Nasıl? Kimi?”

Dr. Demet Havaçeliği Atlam “Damgalama çocukluk çağında başlıyor”

Ali Arif Aytekin-Metin Arda Akdemir

Süleyman Ali Sönmez-Zeynep Bozkurtlu

Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü tarafından “Damgalama: 2N 1K Neden? Nasıl? Kimi?” başlıklı konferans gerçekleştirildi. EÜ Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Ar. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam konuşmacı olarak katıldı. Konferansa akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konuşmasında, “Damgalama” kavramının toplumsal boyutu hakkında bilgi veren ve damgalamanın insan hayatı boyunca karşılaşılabilir bir tehdit olduğunu belirten Dr. Atlam, “Damgalamanın tanımlanabilmesi için hayatın bütün bir sürecini incelemek gerekiyor. Damgalama, çocuklukta başlayan ve müdahale olmadığı sürece bütün bir ömür boyunca sürebilen bir ötekileştirme pratiği olarak tanımlanabilir. Yüzyıllardır süregelen damgalama pratiklerine karşı, ilk olarak ‘neden’ diye sorulması çok önemli. Zira, iyi ve kötüyü ayırma maksadıyla insanları ötekileştirebilen damgalamanın çözümü, söz konusu süreçte izlenen damgalama inşası gibi bir birleştirici anlayışın inşasıyla sağlanabilir. Toplumsal bilinç, ancak bireysel farkındalığın etki etmesiyle iyileştirilebilir” dedi.

“Hastalık kadar kötü”

Pandemi sürecinde de damgalamanın farklı bir sürecine rastlandığına dikkat çeken Dr. Atlam, “Ortaçağ’da veba salgınının bulaşıcı hastalıklara yönelik doğru bilgiye sahip olunmaması kaynaklı olarak dışlama pratiklerinin başlamasında etkili oldu. Günümüzde ise damgalama süreci daha dolaylı olarak ilerliyor. Ancak, yakın zamanda yaşadığımız pandemi sürecinde insanlar, en yakınlarındaki kişileri bile hasta olma ihtimalleriyle damgalayarak toplumdan izole etti. Kamuoyunda yakın zamana kadar hakim olan koronavirüse dair bu bakış açısı, damgalamanın en güncel örneği olarak nitelendirilebilir” diye konuştu. Ruhsal hastalıkların tedavisi sürecindeki toplumsal damgalamanın etkisine değinen Dr. Atlam, “Madde bağımlılığı özelinde değerlendirilecek olursa; kişilerin damgalanması, tedaviye karşı en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Damgalama; kişilerin yanlış anlaşılmasına, hakarete uğramasına hatta çevresi tarafından terk edilmesine sebep oluyor. Bu ötekileştirme kavramının en az kişinin maruz kaldığı hastalık kadar tehlikeli olduğu kanısındayım” dedi.

  • Related Posts

    Ege Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi uluslararası “Rewriting Cancer” belgeseline ev sahipliği yaptı

    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın önerisiyle seçilen Ege Üniversitesi, kanser tedavisindeki küresel gelişmeleri anlatan BBC yapımı belgesel serisinin radyoterapi bölümüne merkezlik etti. İZMİR (Ege Ajans)- Ege Üniversitesi, tıp dünyasındaki öncü konumunu ve…

    Egeli akademisyen “Halk Sağlığı Haftası” dolayısıyla toplum sağlığının ve koruyucu hekimliğin önemini anlattı

    Prof. Dr. Hassoy, “Halk sağlığının temel direği koruyucu hekimliktir” Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy,  Halk Sağlığı Haftası kapsamında toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik önemli uyarılarda bulundu.…

    Bir yanıt yazın