Egeli akademisyenler, hurda incirlerden bakteriyel selüloz üretimi ile ekonomiye katkı sağlayacak

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Yekta Göksungur ve ekibinin geliştirdiği “Komagateibacter xylinum ile Hurda İncirlerden Mikrobiyal Selüloz Üretimi” adlı proje, TÜBİTAK  tarafından “1002-A Hızlı Destek Modülü”  kapsamında desteklenmeye hak kazandı.  Prof. Dr. Göksungur ve Yüksek Lisans Öğrencisi Merve Yılmaz’dan oluşan ekip, hurda incirden elde ettikleri bakteriyel selüloz ile ekonomik değeri yüksek ürünlerin üretimine katkı sağlayacak.

Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak yaptığımız nitelikli projeler, TÜBİTAK nezdinde  destek görmeye devam ediyoruz. Prof. Dr. Mehmet Yekta Göksungur hocamız ve ekibinin geliştirdiği hurda incirden bakteriyel selüloz üretimi ile ekonomik değeri yüksek ürünler elde edilecek. Hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Göksungur, “Biz, yaptığımız çalışmada ‘Komagateibacter xylinum’ bakterisini kullanarak hurda incirlerden elde ettiğimiz ekstrakttan bakteriyel selüloz üretmekteyiz. Bu kapsamda hurda incirden elde edilen ekstrakta, Komagateibacter xylinum bakterisini aşılayarak sekiz gün süren fermantasyon neticesinde yüzeyde elde edilen selüloz kütlesi temizlenip saflaştırılarak, kurutuluyor ve bakteriyel selüloz üretiliyor. Bu proje aynı zamanda sanayinin de destek verdiği bir projedir” diye konuştu.

“Atıklar birer ekonomik değere dönüştürülecek”

Türkiye’nin, dünyanın en çok incir üreten ülkesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göksungur, “Ülkemizde üretilen yıllık 90 bin ton incirin 70 bin tonu ihraç ediliyor. Hurda incir, taze incirin hasat öncesi, hasat sonrası ve depolama işlemleri sırasında birçok fizikokimyasal hasar sebebiyle değer kaybetmesiyle ortaya çıkan incir olarak tanımlanıyor. Besin değerinin yüksek olması sebebiyle reçel, marmelat ve ezme gibi formülasyonların oluşturulmasında kullanılıyor. Günümüzde atıklardan ve yan ürünlerden ekonomik değeri yüksek biyoürünler üretimi konusunda çalışmalar yapılıyor. Bu şekilde atıkların çevreye verdiği zarar azaltılmakta ve atıklar birer ekonomik değere dönüştürülmektedir. Bu kapsamda ekonomik değeri düşük olan hurda incirlerden, yüksek ekonomik değere sahip bakteriyel selüloz üretimi, ekonomik açıdan ve çevre sağlığı açısından son derece önemli bir konudur. Öte yandan aflatoksin içeren incirler çevre sağlığı açısından bir tehlike oluşturuyor. Aflatoksinli incirlerin insan tüketimine sunulması mümkün değildir. Aflatoksinli incirlerin de selüloz üretiminde kullanılarak ekonomiye kazandırılması ve imha sırasında çevreye verilen zararın önlenmesi mümkündür” dedi.

“Bakteriyel selüloz her alanda kullanılıyor”

Projede kullanılan bakteriyel selülozun pek çok kullanım alanı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Göksungur, “Bakteri, hücreleri tarafından üretilen bakteriyel selüloz, hemiselüloz ve lignin içermediği için yüksek saflığa sahiptir. Bakteriyel selülozun diğer üstün özellikleri ise yüksek saflığı, biyouyumluluğu, yüksek su tutma kapasitesi, hidrojel yapısı, üstün mekanik özellikleri, yüksek kristalizasyon derecesi ve gözenekli yapısıdır. Bakteriyel selüloz; doku mühendisliği, gıda sanayi, biyomedikal malzemelerin üretimi, kontrollü ilaç salınımı, nanogözenekli biyomateryal ve biyokompozitlerin üretiminde yaygın olarak kullanılan son derece kıymetli bir polimerdir. Bakteriyel selüloz, gıda katkı maddesi olarak; stabilize edici, kıvam artırıcı, jelleştirici, süspansiye edici olarak düşük kalorili gıdalar, çikolatalı içecekler, hamurdan üretilen ürünler, dondurma gibi ürünlerde kullanılabiliyor. Biyomedikal ve tıp alanında ise yapay deri, yara bandı ve yanık bölge üzerinde iyileştirici özelliğe sahip olduğu için yanık tedavisinde kullanılıyor. Bakteriyel selüloz; krem, tonik ve tırnak cilası gibi ürünlerin emilimini artırmak amacıyla kozmetik sanayinde de kullanılmaktadır. Bakteriyel selüloz, mükemmel mekanik özelliklere sahip olduğu için birinci kalite kâğıt üretiminde ve tarihi belgelerin ve kitapların tadilatında kullanılmaktadır” diye konuştu.

  • Related Posts

    Ege Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi uluslararası “Rewriting Cancer” belgeseline ev sahipliği yaptı

    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın önerisiyle seçilen Ege Üniversitesi, kanser tedavisindeki küresel gelişmeleri anlatan BBC yapımı belgesel serisinin radyoterapi bölümüne merkezlik etti. İZMİR (Ege Ajans)- Ege Üniversitesi, tıp dünyasındaki öncü konumunu ve…

    Egeli akademisyen “Halk Sağlığı Haftası” dolayısıyla toplum sağlığının ve koruyucu hekimliğin önemini anlattı

    Prof. Dr. Hassoy, “Halk sağlığının temel direği koruyucu hekimliktir” Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy,  Halk Sağlığı Haftası kapsamında toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik önemli uyarılarda bulundu.…

    Bir yanıt yazın