EÜ akademik birikimini sürdürülebilir bir gelecek için seferber ediyor
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda Ege Üniversitesinin 45 proje ve etkinlik başvurusu YÖK Pavilyonu’nda yer almak üzere kabul edildi.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Üniversitemizin 45 başvurusunun COP31 kapsamında YÖK Pavilyonu’nda sunulmak üzere kabul edilmesi, farklı disiplinlerde ürettiğimiz bilimsel bilgi ve çözüm önerilerinin iklim gündemine katkısını ortaya koymaktadır. Araştırma kapasitemizi öğrencilerimizin katılımı ve uluslararası iş birlikleriyle birleştirerek, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik çalışmalarımızı daha geniş bir platformda paylaşmayı hedefliyoruz. Bu sürece katkı sunan başta akademisyen ve öğrencilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum ” dedi.
Ege Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. H. Göknur Şişman Aydın, kabul edilen çalışmaların tematik çeşitliliğine dikkat çekerek, “COP31’in 10 tematik alanına yayılmakta olan hocalarımız ve öğrencilerimizin projeleri, üniversitemizin bilimsel birikiminin sürdürülebilir üretim, ekosistemlerin korunması ve toplumsal dönüşüm için nasıl kullanılabileceğini gösteriyor” diye konuştu.
EÜ’den COP31’e güçlü katılım
Temiz Enerji Dönüşümü ve Yeşil Sanayileşme alanlarında; elektrik tüketiminin dijital izlenmesi, tarımsal üretim ile güneş enerjisinin bütünleştirilmesi, fotovoltaik sistemlerin güvenilirliği, karbon yakalama teknolojileri ve biyoteknoloji temelli karbonsuzlaştırma çalışmaları öne çıkıyor. Geri dönüştürülmüş tekstil malzemeleri, kenevir ve deniz biyokaynaklarından katma değerli ürün geliştirilmesi de üretimde kaynak verimliliğini destekliyor.
Okyanuslar ve Denizler ile Rio Sinerjisi kapsamında; İzmir Körfezi’nin ekolojik durumunun değerlendirilmesi, Homa ve Çilazmak lagünleri, Akdeniz’in korallijen habitatları ve deniz çayırları üzerine çalışmalar yer alıyor. Midye yetiştiriciliğinde karbon ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi ise deniz kaynaklı gıda üretiminin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik seçenekleri ele alıyor. Endemik bitkilerin genetik kaynaklarının korunması ve peyzajın ekosistem hizmetlerinin değerlendirilmesi de iklim, biyoçeşitlilik ve arazi yönetimini birlikte ele alan Rio Sinerjisi temasına katkı sunuyor.
Gıda Güvenliği ve Sıfır Atık temalarında; iklime dayanıklı tarım ve hayvancılık, alternatif yemler, tohum ve bitki sağlığı, tarımsal mirasın korunması, organik atıkların değerlendirilmesi ve atıksuyun yeniden kullanımı dikkat çekiyor. Su yönetimine yönelik çalışmalar da su kıtlığına uyum ve tarımsal ekosistemlerin dayanıklılığı için doğa temelli çözümler ortaya koyuyor. İklim Dirençli Şehirler alanındaki projeler, kıyı bölgelerinin kırılganlığına, Meles Çayı Havzası’nda taşkın riskine ve yapıların iklim dayanıklılığının dijital ikizlerle değerlendirilmesine odaklanıyor. Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri teması ise sıcak hava dalgalarına karşı hazırlık ve iklime dirençli kanser bakımı çalışmalarını kapsıyor.
Gençlik ve Eğitim kapsamında teknoloji destekli iklim eğitimi ve farkındalık çalışmalarıyla öğrencilerin iklim okuryazarlığı ve eyleme katılımı destekleniyor. Ege Üniversitesi öncülüğündeki Türk Dünyası Üniversiteleri Sürdürülebilirlik Ağı (TURKSUN) da İklim Uygulama Köprüsü çerçevesinde ortak araştırmalar, kurumsal kapasite ve üniversiteler arası kalıcı iş birliğine katkı sunuyor.






