ETAD Başkanı ve EÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ummahan Yücel, Cumhuriyetin ilk eğitimli ebelerinden olan 100 yaşındaki Fatma Erbay Ertaş’ı ziyaret ederek meslek tarihine ışık tuttu. Doç. Dr. Yücel, “Ebelik tarihine ilgi göstermek, mesleğin öneminin ve gücünün daha da görünür olması, meslek adayı ebelik öğrencilerinin ve ebelerin mesleki aidiyetinin daha da güçlenmesi için zorunluluktur” dedi.
Ebelik Tarihi Araştırmaları ve Eğitimi Derneği (ETAD) Başkanı ve Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ummahan Yücel, Cumhuriyetin 103. yıl dönümünde, tarihin canlı tanığı olan 100 yaşındaki emekli ebe Fatma Erbay Ertaş’ı Balıkesir’in Sarıbeyler Köyü’ndeki evinde ziyaret etti. Cumhuriyetin ilk nesil sağlık neferlerinden biri olan Fatma Ebe ile gerçekleştirilen buluşmada, ebelik mesleğinin zorlu geçmişi ve köylerde verilen fedakar hizmetler yeniden gündeme taşındı.
Cumhuriyet hükümetinin kuruluş yıllarında köylere sağlık hizmeti götürme hedefi doğrultusunda açılan köy ebe okullarının ilk meyvelerinden olan Fatma Erbay Ertaş, 1926 yılında dünyaya geldi. 1937 yılında açılan Türkiye’nin ilk ebe okulu Balıkesir Köy Ebe Okulu’ndan 5 Ağustos 1946 tarihinde mezun olan Ertaş, meslek hayatına Savaştepe ilçesinde başladı. Sarıbeyler Köyler Grup Ebesi olarak atanan Fatma Ebe, tam 35 yıl boyunca aralarında Karaçam, Yeşilhisar, Kongurca ve Kurudere’nin de bulunduğu 16 farklı köyde hizmet verdi. Geleneksel yöntemlerin yerini bilimsel ebelik eğitimine bıraktığı o yıllarda, Cumhuriyetin aydınlanma meşalesini köylere taşıyan Fatma Ebe, binlerce bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesine vesile oldu.
“Meslek tarihimize sahip çıkmak bir vefa borcudur”
Ziyaret sırasında ebelik mesleğinin tarihsel gelişimine vurgu yapan Doç. Dr. Ummahan Yücel, meslek tarihinin yeterince gün yüzüne çıkarılmadığını belirtti. Cumhuriyetin 100. yılında düzenlenen “1. Uluslararası ve Ulusal Ebelik Tarihi Kongresi” ile bu alanda önemli bir adım attıklarını hatırlatan Doç. Dr. Yücel, emekli ebe buluşmalarını çok önemsediklerini ifade etti. Ebelik tarihini canlı tanıklardan dinlemenin önemine değinen Doç. Dr. Yücel, “Ebelik tarihine ilgi göstermek, mesleğin öneminin ve gücünün daha da görünür olması, meslek adayı ebelik öğrencilerinin ve ebelerin mesleki aidiyetinin daha da güçlenmesi için zorunluluktur. Meslek tarihimize ilgi göstermek aynı zamanda tarihin gizli kalmış tanıkları olan emekli ebelere, bu dünyadan göçmüş olan ebe büyüklerimize karşı bir vefa borcumuzdur” dedi.
35 yılda binlerce doğum ve sadece iki sevk
Fatma Erbay Ertaş, Doç. Dr. Yücel ile gerçekleştirdiği sözlü tarih görüşmesinde, imkansızlıklar içinde kazandığı büyük başarıları anlattı. 100 kişilik sınıflarda aldığı dokuz aylık yoğun eğitimin ardından göreve başladığını belirten Fatma Ebe, “Okulda doğum üzerine, ekseri kanama üzerine, muayene üzerine dersler gördüm. İki kere tahtaya kalktım. Kalabalık, yüz kişi bir sınıftaydık” diye konuştu.
Meslek hayatı boyunca tuttuğu siyah kaplı doğum defterlerini doldurup hükümet tabibine teslim ettiğini söyleyen Fatma Ebe, bugün 80’li yaşlarında olan bebeklerinin olduğunu belirtti. Kendi üç kızının doğumlarını evde yaptıran ve yedi torununun da ebesi olan Ertaş, “İlk doğumumda bir tane erkek çocuk dünyaya getirdim. Eldivenimi giyiyorum, steril olarak çocuk geliyor. Çok kolay doğum oldu. Yanımda aletlerim var, suyum var, steril” dedi. 35 yıllık kariyeri boyunca binlerce ev doğumunu başarıyla gerçekleştiren Fatma Ebe, bu süreçte sadece iki gebeyi hastaneye sevk ettiğini belirterek mesleki tecrübesinin altını çizdi.
Fatma Ebe, ebelik hizmetlerinin yanı sıra köylerde Tifo, Difteri ve Boğmaca gibi salgın hastalıklara karşı aşılama ve ilaç dağıtımı faaliyetlerini de yürüterek tam bir toplum sağlığı neferi olarak görev yaptı.






